Bizi Arayın

02128713399

Teklif Formu

Blog

Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Faktörleri Nelerdir?


Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık olarak Aile Şirketlerinde yaptığımız çalışmalarda en büyük sorun aile şirketlerinin iş ve aile kavramlarının tam olarak yönetememeleri ortaya çıkıyor. Aile şirketlerinde en önemli adım doğru kurumsallaşmadır. Kurumsallaşma sağlanarak aile şirketlerinin çok hızlı ilerlemesi, büyümesi mümkündür. Yönetimde kaç aile üyesinin olduğuna bakılmadan tepe pozisyonlarına aile dışı profesyoneller getirilmeli. Ancak aile bireyleri dışından gelen yöneticilerin fikirlerini söylediği lakin son sözün yine de patronda olduğu bir yapı bir noktada gelişimi ve yaratıcılığı köreltir. Profesyonel yöneticinin ailenin bir sonraki jenerasyonunun eğitiminde de yeri önemlidir. Aile şirketlerinin başarılarını sürdürebilmeleri için profesyonelleşmek ve Kurumsallaşma sürecini çok iyi takip etmek gerekiyor.

Sadece Türkiye’de değil dünyada da dördüncü kuşağa ulaşabilmiş aile şirketlerinin sayısı parmakla gösterilebilecek kadar az. Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık olarak yaptığımız çalışmalarda gerek dünyada gerek ise Türkiye’de aile şirketlerinin 3.kuşağa ulaşma oranı yüzde10 civarında, ömürleri ise sadece 25 ile 30 yılla sınırlı.İş dünyasını mercek altına aldığımızda birinci kuşağın çalışmaktan ve para kazanmaktan motive olduğunu görüyoruz. Emeklerinin karşılığını başarı olarak aldıklarından bu döngü artık onların yaşam biçimi oluyor. Ancak esas anlamlı olan bu başarıyı, ‘’sürdürülebilir’’ kılmakta yatıyor.

Peki ikinci kuşağa geldiğimizde ne ile karşılaşıyoruz? Yönetim ve Kurumsallaşma Danışmanlığını yaptığımız Aile Şirketlerinde İkinci kuşağı genelde batıda eğitim almış, spor, aile gibi kavramların daha ön plana çıktığı bir nesil olarak görüyoruz. İkinci kuşak zorluklarla uğraşmıyor bu da onların engeller karşısında manevra kabiliyetlerinin zayıf olmasına neden oluyor. Bu yüzden de işkolik olması gerekmiyor. Kanıtlaması gereken tek şey babasından aldığı büyük mirası babasının gölgesinde kalmadan genişletmek.

Üçüncü kuşak, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, sosyal faaliyetlerde boy gösteren, her şeye sahip gibi gözüken ancak iş hayatının zorlu sürecini hiç tatmayan yani engeller karşısında bağışıklık sistemi olmayan bir kuşak olarak karşımıza çıkıyor. Rahatlık bir vücudun sahip olabileceği en tahrip edici duygudur. Üçüncü kuşaktaki rahatlık, işte büyüme, çalışma ve katma değer sağlamayı durduruyor. Maalesef yönetim becerisi de genetik olarak kuşaktan kuşağa geçmediğinden şirket kaybolmaya mahkum oluyor.

Biz Sizi Arayalım İletişime Geç
E-Bülten Kayıt Formu

Haberdar Olun

Siz de sadece e-posta adresinizi bizlere iletin. Haberlerden haberdar olun.